
Amerikan Marşal'ı Teddy Daniels, (DiCaprio) Shutter Island’daki cani delilerin bulunduğu akıl hastanesine geldiğinde, rutin bir soruşturma şeytani bir nitelik kazanır. Soruşturma ilerledikçe, Teddy adaya dair çok daha şaşırtıcı ve çok daha korkutucu gerçeklerle karşılaşır ve bazı yerlerin insanın peşini hiç bırakmadığını öğrenir.
Martin Scorsese'nin ustalıkla yönettiği Shutter Island, izleyiciyi zihnin derinliklerine çeken, kasvetli ve gerilim dolu eşsiz bir psikolojik şölen. İzole adanın ürkütücü hastanesi ve kahramanımızın giderek bulanıklaşan gerçeklik algısı, her sahnede sürekli bir huzursuzluk ve şüphe hissi yaratıyor. Leonardo DiCaprio'nun kariyerinin zirvelerinden biri olan Teddy Daniels performansı, sizi karakterin akıl labirentinde sürüklüyor. Mark Ruffalo, Ben Kingsley ve Michelle Williams gibi usta isimlerin katkısıyla, karakter derinliği ve hikayenin dokusu zenginleşiyor. Zihin bulandıran sorular, beklenmedik dönüşler ve son ana dek süren muazzam belirsizlik, Shutter Island'ı sıradan bir gerilimin ötesine taşıyor. Sürükleyici bir gizemi iliklerinize kadar hissetmek, sinirlerinizi zorlayacak bir atmosferde kaybolmak ve filmi bitirdikten sonra bile üzerine düşüneceğiniz bir finale tanık olmak istiyorsanız, bu başyapıt tam size göre. Scorsese'nin usta işi anlatımı ve görsel diliyle zenginleşen bu deneyim, psikolojik gerilim ve akıl oyunları tutkunları için kaçırılmaması gereken bir film.