
Güney Boston'daki İrlanda Mafyasını çökertmek için polis, yeraltı dünyasına sızması amacıyla kendi adamlarından birini gönderir; ancak suç örgütünün de benzer bir hamle yaptığından habersizdir. Gizli görevdeki polis mafya babasının gözüne girerken, kariyer sahibi bir suçlu da polis teşkilatı içinde yükselir. Fakat her iki taraf da çok geçmeden aralarında bir köstebek olduğunu fark eder.
Martin Scorsese’nin dehasıyla harmanlanmış, sinirleri geren, akıldan çıkmayacak bir suç gerilimi deneyimine hazır olun: The Departed. Bu film, sadakat, kimlik ve ihanet kavramlarını öyle bir derinlikle işliyor ki, ekrandaki her kararın, her bakışın ağırlığını omuzlarınızda hissedeceksiniz. Leonardo DiCaprio ve Matt Damon’ın adeta birer ustalık dersi verdiği karşılıklı performansları, filmin kalbindeki çatışmayı iliklerinize kadar hissettirirken, Jack Nicholson’ın ikonik ve ürkütücü portresi, karanlık atmosferi zirveye taşıyor. Mark Wahlberg, Martin Sheen gibi yıldızların da katkısıyla, her karakterin kendi içinde verdiği savaşı ve gri ahlaki alanları mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Scorsese’nin dinamik yönetmenliği ve ustaca kurgusu sayesinde, nefes kesen temposuyla bir an bile dikkatinizi kaybetmeyeceğiniz, sürekli paranoyanın ve gerilimin hüküm sürdüğü bir dünyaya adım atacaksınız. Sadece bir suç hikayesi olmanın ötesinde, iyi ve kötü arasındaki çizgilerin silikleştiği, güvenin pamuk ipliğine bağlı olduğu bu yapım, karakter draması ve gerilim tutkunları için eşsiz bir izleme vaat ediyor. Yüksek tansiyonlu, zekice kurgulanmış ve sarsıcı bir film arıyorsanız, The Departed sizi koltuğunuza çivileyecek.