
Günah Şehri'nin zifiri karanlık gecelerinden birinde Dwight McCarty ile karşılaşırız. Dwight işleri nasıl berbat ettiğini düşürken 'hayat' adını verdiği gri ve hissiz cehennemden kaçıp sıfırdan başlayabilmek için her şeye hazır gibidir. Bilmediği şey ise pek yakında tek aşkı Ava'nın çıkıp gelecek olmasıdır... Zamanında kalbini fazlasıyla kıran güzeller güzeli Ava, sonrasında cani milyarder Damien Lord ile evlenmiş, şimdiyse kocasından ve koruması Manute'dan kurtulmak için Dwight'ın yardımına muhtaç kalmıştır. Dwight belalarla dolu bu şehirde kimseye güvenmemesi gerektiğini unutur ve Ava'ya yardım etmek için kendini tehlikeli bir oyunun ortasına atar. Bu esnada şehrin diğer köşelerinde de karanlık yeniden uyanışa geçmiştir...
Sin City: A Dame to Kill For, sadece bir film değil, adeta Frank Miller'ın ikonik çizgi roman sayfalarından fırlamış, eşsiz bir görsel deneyim sunuyor. Yönetmen Robert Rodriguez'in imzasını taşıyan bu yapım, siyah-beyazın tonlarını çarpıcı renk patlamalarıyla harmanlayarak izleyicisini ahlaki değerlerin yitirildiği, acımasız ve stilize bir neo-noir evrenine davet ediyor. Hikayeleri birbirine bağlayan karanlık ve sert atmosfer, gerilimi her an hissedilir kılarken, Jessica Alba'nın baştan çıkarıcı Nancy'si, Josh Brolin'in karizmatik Dwight'ı ve Joseph Gordon-Levitt'in sürükleyici Johnny'si gibi isimlerin yer aldığı yıldızlarla dolu kadro, karakterlerine derinlik katıyor. Bruce Willis ve Mickey Rourke gibi efsanevi yüzlerin geri dönüşü ise bu çarpık şehirde adalet ve intikam arayışını daha da çarpıcı hale getiriyor. Eğer sıradan olandan sıkıldıysanız ve görsel olarak cüretkar, kendine has üslubuyla sizi içine çekecek, karanlık bir suç gerilimi arıyorsanız, Sin City'nin bu ikinci ziyareti tam da size göre. İlk filmin hayranları ve çizgi roman estetiğine düşkün izleyiciler, bu benzersiz dünyada bir kez daha kaybolmaktan keyif alacaklardır.