
1700'lerde geçen bu hikayede William Shakespeare ve eşi Agnes’in, oğulları Hamnet’i vebaya kaybeder. Şifacı Agnes, bu büyük acıyla başa çıkıp diğer çocuklarının yanında olmak için elinden geleni yapar.
Chloé Zhao'nun yönetmen koltuğunda oturduğu "Hamnet", sadece Shakespeare'in ölümsüz eseri Hamlet'e ilham veren acı dolu bir öyküyü değil, aynı zamanda insan ruhunun en derin katmanlarına inen, duygu yüklü ve görsel olarak büyüleyici bir sinema deneyimi sunuyor. Zhao'nun imzası niteliğindeki şiirsel anlatım ve doğayla iç içe çekimler, 16. yüzyıl İngiltere'sinin atmosferini nefes kesici bir gerçekçilikle yansıtırken, aşkın, kaybın ve yaratıcılığın evrensel temalarını eşsiz bir hassasiyetle işliyor. Jessie Buckley ve Paul Mescal arasındaki sarsıcı ekran kimyası, filmin kalbini oluşturarak, izleyiciyi karakterlerin acı dolu ama bir o kadar da tutkulu yolculuğuna çekiyor; her ikisinin de ham ve güçlü performansları unutulmaz anlar yaratıyor. Emily Watson'ın da çarpıcı katkılarıyla zenginleşen bu film, sadece bir dönem draması olmanın ötesinde, hayata, sanata ve insanlık durumuna dair derin bir meditasyon görevi görüyor. Tarihi dramaların ihtişamını, dokunaklı romantik hikayelerin hassasiyetini ve güçlü oyunculukları takdir eden herkes için "Hamnet", kalbinizde uzun süre yer edecek, düşündürücü ve göz kamaştırıcı bir yapım. Bu, her sahnesiyle büyüleyen, izleyicisini derinden etkileyen, unutulmaz bir sinema şöleni.